ECO-Savaşı Düşünmek

Entelektüel işlev, insanın kendi hakikat kavramını yansıtacak yetkinlikte eleştirel olarak ortaya koymasıdır.
Entelektüel insan dediğimiz şahısların susma nedenlerinden biri de şu olabilir: Kişinin, kendini özdeştirdiği ve olumsal hataları dışında, insanların iyiliği için uğraştığını düşündüğü kimselere ihanet etmekten korktuğu için sessizliği tercih ediyor olabilir.
Ama bağlılık ahlaksal,hakikat ise kuramsal bir kategoridir.
Entelektüel işlevi yerine getirmeyi tercih etmek ahlaksal bir seçimdir.Tıpkı bir cerrahın,
bir yaşamı kurtarmak için canlı eti kesme kararı alması gibi.Ama cerrah ne kesme işlemini sürdürdüğü için acıma duygusuna kapılmalıdır ne de cerrahi müdahaleyi sürdürmenin bir işe yaramayacağını gördüğü için açtığı yeri kapadığında.
Kimi zaman bazı sorunların çözümsüz olduklarını ortaya koyarak çözmek zorunda kalır insan.
İnsanın damı budur.
Bugün herhangi biri Marinetti’nin gelecekçilik bildirgesinde söylediği sözleri söylese “Biz dünyadaki gerçekten sağlıklı tek şeyi,yani savaşçı ve ölüme götüren güzel düşünceleri yüceltiyoruz.” bu edebiyat tarihine değil psikiyatri tarihine girerdi.
Savaş yapılamaz çünkü çok hızlı bir bilgi akışı, sürekli kıtalar arası göçün yaşandığı bir toplum ile yeni savaş teknolojisinin doğasının birleşmesi,savaşı imkansız ve akıl dışı bir hale getirmiştir.Savaş,savaşın yapılma nedenleriyle çelişki içerisindedir.Nedenleri:
a) Nükleer silahlar konusunda herkes hemfikir.Bir atom bombasının sonucunda galip olan olmayacak sadece mağlup olacaktır o da dünya.
b) Medya susturulsa bile yeni iletişim teknolojilerini durdurulması imkansız.Şimdiki bilgi akışı eski savaşlarda gizli servislerin gördüğü işlevi görür.Her türlü şaşırma olanağını kaldırır.Düşmanın şaşırtılmadığı savaş ile olanaklı değildir.Eski savaşta istihbaratçılar düşmanla işbirliğine eğilimli iken bu bilgi akışı daha fazlasını yapar,sözü düşmana verir.Halbuki savaş politikasının amacı düşman propagandasını engellemektir.Tarafların güveni sarsılır.Geçmişteki her savaş yurttaşların, bu savaşın haklılığına inanarak düşmanı yok etme arzusu içinde olmaları ilkelerine dayanırdı oysa şimdi düşmanların ölümüne duyarlı hale gelmektedir.
c) Foucault’un da dediği gibi artık iktidar tek parçadan oluşmuş,tek merkezli bir şey değil;yayılmış,parçalanmış,uzlaşımlarının yığılmasıyla oluşmuş bir şeydir.Savaş artık iki iktidarı karşı karşıya getirmekle kalmıyor,sonsuz iktidarı karşıya getiriyor.
Eskiden savaş zamanında silah tüccarları zenginleşirken bazı ticari faaliyetler geçici olarak önemsiz hale geliyordu ancak yeni savaş yine silah tüccarlarını zenginleştirir ama hava taşımacılığını,turizmi,eğlence sektörünü yani sistemin belkemiği olan ikinci üretim sanayiyi sekteye uğratır.
Çatışma ekonomik açıdan oynanır.Eski savaş satranç oyunu gibiydi.En çok taşı yiyen kazanıyordu oysa günümüzde savaş her iki oyuncununda aynı renkte taşlarını alıp hareket ettirdiği bir satranç partisi gibidir.Kendi kendini yiyen bir oyundur.Medya da savaşın bir parçasıdır,yansız değildir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s